Bir akrabam, tüm gençliği
boyunca \"boynum kalın\" diyerek, ne kışın ne de yazın yakasız bluz
giymemişti. Ancak yaşı ilerleyince rahatladı. Ona nedenini sorduğumda bana
cevabı, \"Boş vermişim dünyaya\" oldu ve kahkahayı bastı. Aslında menopoz
sıkıntıları, ateş basmaları, ani terleme nöbetlerinden sonra sıcağa
tahammülü kalmamıştı ve nasıl göründüğü de, artık pek umurunda değil
gibiydi... Bence dekoltesi kırışmamıştı ve açık yakalı giysiler boynunu daha
düzgün gösteriyordu. O da bu durumun keyfini çıkarıyordu! İşin aslına
bakacak olursak, boynumuz genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce
bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır.
Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha
fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile
girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder.
Dik durmak önemli
Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken,
düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat
kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce
başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından
sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt
ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut
dilinizi olumlu yönde etkiler.
Yatış şekline dikkat
Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda
bulunur. Size tavsiyem, yastıksız ve sırt üstü yatmanız. Uykuda durmadan
sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde
yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler
azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun
şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur.
Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme
yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun
altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem
omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri
oluşmasını önler.
Güneş büyük düşman
Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan
bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir.
Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı
yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle
dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme
ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peeling\'ler ve maskelere
boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken
boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta
eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.
Parfümler
Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına
ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi
ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin.
Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm
sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.
İnce uzun boyunlar daha şanslı
Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa
boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu
çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve
gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp
kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun
boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün
tedavilere daha iyi yanıt verirler.
Boyun gençleştirme
Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden
önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre
birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, botox, dolgu teknikleri,
ışık tedavisi (Foto IPL), Mikro Dermabrazyon, Karbossi Terapi, peeling
çeşitleri gibi. Ancak bunların birçoğu için sonbaharı beklemek gerekiyor, bu
konudaki ayrıntıları o zaman yazmak üzere erteliyorum. Botox veya dolguya
ihtiyacınız varsa her mevsimde yararlanabilirsiniz. Masaj boyun için çok
yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt
pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra maske veya kompres ile cildi
dinlendirmeye geçebiliriz.
Boyun maskeleri
Yaz mevsiminde cildinizi tahriş etmeyecek, güneşe karşı hassasiyetinizi
arttırmayacak bir boyun maskesi ile kompres önerebilirim...
* Patates maskesi: Pişmiş patatesi soyup ezdikten sonra bir yumurta sarısı,
bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyip bir lapa haline
getirin. Bu karışımı bir sargı bezi veya tülbent içine koyup boynunuza
sarın. Yüzünüz yuvarlak ise 20-30 dakika, ince ise 10-15 dakika kadar
bekletin. Bu maskeyi haftada iki kere uygulayabilirsiniz.
* Dinlendirici kompres: Bir kabın yarısına soğuk süt koyup üzerini su ile
doldurun. Yani yarısı süt yarısı su olan bir karışım hazırlayın. Sonra
büyükçe bir pamuk parçası ile boynunuza birkaç kere kompres yapın. Ardından
soğuk su ile yıkayın. Bu kompres anında etki eder. Boynunuz daha diri ve
pürüzsüz görünür |